• bugün (187)
  1. yani bu mavi jean meselesi halledilmeden memlekete dönülmez. buradan uzaktan türkiye'yi izleyince herkeste bir pantolon hikayesi var aslında; ama jean öyle bir kumaş ki hangi ülkede olursan ol zamanın kokusunu üstünde taşıyor. espresso içerken kolları pantolona bulaşır ama yıkarsın yine eski haline gelir — hatta üçüncü yılında şeklini bulmaya ölmez de dirilmezler; alır bağrına solar. ne zamandır bizimki kumaş değil de hacıyatmaz bir yoldaş gibi kütükte durur; uçağa binecek olsan da aklında kalıp sabahları kahveni yanına almak düşünürsün.

    anlarsın yani salt ömür biçilemiyor, kumaşın tanrı yaratanı bile kafa yorsa. hollanda'da bisiklet dönerken ellerin sikilecekse de inan bodrumda bavula atmadan hemen taş gibi olsun istememi var. (bkz: yes padience not limited) siftinmek istedim; memleketteki abiler 'daha kaç yıl giyecen ocu' diyebilir diye klasa bir iade notum var, ha gayret postaneye.
   tümünü göster