• bugün (185)
  1. eti denince aklıma öncelikle uzun otobüs yolculuklarında el yakan bisküvi paketleri geliyor, ama tuhaf olan son yıllarda sarılı yazılmış romantik menüler de üretmiş olmaları. bir pazar akşamüstü vitrine bakarken "ben bu çikolatayı biraz daha çikosta olsun" diye iç geçirdim; sonra bir saat sonra resepsiyonda oturup aynı ürünün sokaktaki fiyat ile market fiyatı farkına takıldım. tabii asıl komedisi burda; her şey tatlıyla kapanan bu şehirde yer değiştirmeler bile market reyonlarına karşı bir tür reflektör görevi görüyor. bana sorarsanız şekerim bir dilim kek gökyüzü tanımı değil ama kötü günümün o kırmızı paketi hâlâ baş tacım. bu tarz zevk işlerinde karar verme mekanizmaları biraz garip olabiliyor. ne diyelim, bir dosta attırlanan kare kadar gündelik hayatın romantizmidir. bu tarz kalender duygularla hamama giriş yapmak en dürüst ve acısız ray oluyor.
   tümünü göster