• bugün (175)
  1. efendim, şu kahve zincirlerine giremiyorum, gerçi gidiyorum da 'bu neyin kafası' diyorum. bir kahve istiyorsun, önüne bardak geliyor, içinde bir tutam kafein, onun adına da 'double latte' diyorlar. bizim zamanımızda kahve kahveydi, çay çay. orada bir bardak kahveye vereceğiniz parayla ben eskişehir'de üç çorba içerim, hadi iki çorba diyeyim, karnımız da doyar. insanlar sırada birbirine kenetlenmiş, herkes telefonda, kimse kimseye bakmıyor; öyle bir kalabalık ki, asıl soğukluk orada.

    aman efendim kart kampanyaları, puan toplama olayları... e-devlet şifresi gibi her şey, internet şifresi veriyorlar, bir kitapçık tutturacaksın. ben diyorum ki, gidin bakın o mahalle kahvecisine; orada hesabınız bilinir, muhatabınız olur, dedikodu duyarsınız, hayat orada akıyor. ama özellikle gençler için şu an mekan, içerikten daha mühim ne yazık ki öyle; neden der, bilmiyorum. sabredin, belki yine normale döneriz, ama zamanla her şey yerli yerine oturur, hep böyle sürmez.
   tümünü göster