• bugün (189)
  1. öğlen kahvesi demek, benim için iş yerinde kendi başıma kaldığım sessiz yarım saat anldıbına geliyor. dış karartılmış camdan bakıp da biriyle göz göze gelmemek adına kulaklığı takıyorum; oysa onun hevesi sade, iki yudum, sıcak fincan, biraz da birilerinin ardından yankılanan desinler yüzünden gelen huzursuzluk. ilişkide olduğum kimse huzuru bozacak cümle etmiyor; bir kerelik yemek yerken aynı masada oturan kalanın sesi kafa ütülüyor.

    çoğu zaman masamda ufak yudum benden habersiz soğu. (bkz: kahve molaları ve sessizlik) doğrusu bazen kapatıp sosyal medya diyarına kaçmak istiyorum ama kızgınlık geçmiyor, orası beni kırgın bırakıyor. sadece kahve içmek de bir şey, ama tek başına olunca o da gövde.
   tümünü göster