• bugün (165)
  1. akşam pencereden baktığımda sokak lambaları, hafif çiseliyen yağmur ve finalin izini taşıyan sakin kalabalıklar vardı. dizinin son sahnesindeki hüzün de işte böyle bir şeydi; bir adam gidiyor, bir şehir kalıyor. taşınalar, kalanlar ve gövdesi uzak düşenler. final yarım bırakılmıştı, sanki. bir türlü toparlanamayan hikâyenin bir senesi eksik gibi.

    bir kat taşındı komşular, bir kat boş kaldı. belki diyorlardır artık meydanı 98 dışında başka semtte bulurlar, belki diyarlarını kaybediyorlar. final o kadar kendi içine gömdü ki karakterlerini, izlemek değil, eski defterleri okumak gibiydi. ben böyle vedaları severim; hani bir birilerinin eşyasını toplarsın, oradadır anlamı apayrı. biraz da sen taşınırsın o evden, sessizce.
   tümünü göster