• bugün (179)
3 entry daha
  1. kahvaltı denince benim aklıma önce eski mekanlar gelir, yani 90'ların ortasında tahta masalı, üstüne örtü serilmiş o değil de şu camsı vitrinlerde simitlerin böreklerin yan yana dizildiği yerler. şimdilerde her yer 'brunch' olmuş; köy peyniri diye tuzsuz yavan birşey getiriyorlar sunum tabağına ayçiçeği deseniyle. oysa eskiden maraş valili'indeki balcı zeytincide ya da uzunçarşı'daki bir lokantada üç peynir, bir börek, belki bi söğüş gelir; gözümüz gönlümüz banklarda açı yerdik. neyse ki hale bir iki mekan direniyor; dün gittim, garson bana kırk yıllık tanıdık gibi davrandı, üstüne takım siparişindeki yağ fazlaysa 'tava yağı' dedi, bu benim için önemli detaydır. gençler kusura bakmasın ama bu yeni kuşak mekanların menülerinde iş görgüsünden yoksunluk var; bir 'ev menüsü' diye 125 lira yazarlar. bana gelecek olursanız deneyin: sabah erkenden gidin, tezgah fakir telaşında daha doğalmış gibi görünecek; siz de çayın içine iki küp şeker atıp o eski bakır kaşıkla karıştırırsanız kahvaltı mekanının ruhu masenin gerisinde, onlarda pek yeni bulunuyor.