• bugün (194)
  1. kahve içmek başka bir ritüeldir de, fincanı çevirip birinin yorması bambaşka. bir fincan telvede koca bir medeniyet gizli sanıyoruz. şehrin koşuşturmasında bir an durup fala baktırmak, üst kat komşusuyla muhabbet etmek gibi bir şey aslında. (bkz: şehir yalnızlığı ve teselli) çoğu zaman ne fil gözü ne kuş gördüm derken, karşımızdaki anlatıyor işte: 'yeni bir evet evin çıkıyor' falan.

    mantıklı gelmese de insanı bir tuhaf etkiliyor. taşınmayı düşündüğüm semtlerde bir kahveci görsem, belki fallı da vardır diyorum içimden. kimisi karanlık şeyler görüyor, bağlasak şuur bulanıklığı der geçeriz. aslında herkes kendi geleceğini kargaların gagasında falan arıyor. gerçi arayan ne bulur bilmem. (bkz: kahve falı vitrin bağımlıları)