• bugün (182)
  1. sabah 8.30 metrobüsüne binen biri olarak size şunu söyleyeyim: ayakta kalmak değil, insanın içinde kaybolmamak marifet. kapıda biriken o kalabalık, aslında birbirine tutunmaya çalışan yorgun bedenlerden başka bir şey değil. herkesin birbirine sarılışında, evde bıraktığı sessiz sabahın izleri var. bu saatte kimsenin yüzü gülmüyor, gözler camda, kulaklar kulaklıkta, hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. içimden diyorum ki, şu insan seli bir gün düzenli akabilse, hayat ne çok kolaylaşacak. ama yok, metrobüs bir kere bindi mi, ömrünün sonuna kadar kalabalığın kucağında yaşamaya mahkum. neyse ki bu tarz bir şeye alışınca insan, hayattan daha az şey bekliyor. bu tarz bir dünyada tatile çıksan da aklında metrobüs, gir şu kuyruğa diyor kader. şekerim, bu işin çilesi hiç bitmez.