otel odasında akşam yemeğini hazırlarken haber düşmüş; dizi bitiyor. yurtdışında yaşayıp bu diziyi takip etmek, bir de üzerine bitişini uzaktan izlemek gerçekten tuhaf. gurbette tebessüm edip, ekranın öteki ucundaki sıcak tanıdık yüzlere akıyor insan. karım bile arada 'oyuncu hâlâ ne güzel, bize doğru gel' diyor ama uzayıp giden bu pazarlık... kesinlikle diziye tutunmadım, yaşadığım şehirde yaşıyorum; sırf o atmosfer burnumda tütüyordu.
eski komşunun hoş geldiğini, cafe sahibi olsun, ayaküstü sohbetler olsun, orada bıraktığım ne varsa o yüzden dertleşir. işin özeti: eksik bir tren kadrosu gibi geçti o uzakları da biraz sessizliğe büründü dedi. artık dizi dakikaları hızla geçecek ve koltukta biraz cam vazoya bakakalacağım. keyifli günlerdi, ne diyeyim.
Hiç izlemediğim için umurumda dahi olmayan bitiş =))
herkes bir yerlere taşınıyor, kimisi giderken arkasına bakıyor kimisi bakmıyor; bu dizi de tam o hissi verdi bana. son bölümde ağlamayacağım diyorum ama camdan dışarı bakarken bile içim burkuluyor.