şekerim bakın, gurbette olunca apple ürünlerinin garanti işleri insanı bir tuhaf yapıyor. türkiye'deki randevu almak, yetkili servise kargo yollamak, "parçayı avrupa'dan bekliyoruz" cümlesini duymak... hollanda'lılara anlatsam giderken domatesli sandviç yiyip gülerler. burada biri arızalı telefonu bir kutuya atıp on gün içinde sıfırını geri yolluyor, bittikçe bize tenha büyük bir lüks gibi geliyor. iki tarafı da görelim diyorum da sonuçta süreç telefondaki kvkk ve fatura artık neyse onu bekliyor.
servis gerçekten var mı diye soruyorsanız: telefonu tamir edilemedi diye yazsanız ücretsiz cihaz değişimi… çoğu zaman elden randevu, biraz sabır ve fatura isteniyor. bu tarz alışverişlerinizde fişinizi mutlaka saklayın, yoksa yandınız.
bu tarz süreçlerin rayına oturması için herkesin biraz daha 'alma randevu direk hadi' diyebileceği bir düzen lazım.
yıllardır yurtdışındayım, türkiye'yi uzaktan takip eden bir gurbetçi olarak apple türkiye garanti servisini hep kulak kabartarak dinliyorum. burada servis süreçleri bizdeki gibi telefonla ya da başvuruyla açılıyor, süreleri de nispeten net; orada ise sürenin uzaması ve aradaki iletişimin kopması en çok konuşulan şey. her başvuruda bir kahır, bir 'hangi şirmede kaldı' derdi eksik değil.
yine de eski cihaza can suyu veren çözümleri, parça uzlaşması gibi yolları yok diyemem, deneyenler var. benim şahsi görüşüm: telefonu ihtiyaç halinde götürün, küçük işler için servisin adresini bilen gurbetçi teyze gibi olmayın. yurt dışındaki arkadaşlar anlattıkça 'gurbet elde tamir': bu tarz favorim.