• bugün (171)
  1. kışlanın loş koridorlarında nöbet beklerken düşünürsün insan niye burada diye, sonra çay saati gelir her şey anldıbını kaybeder.
  2. askerlik denince herkesin anlatacak bir hikayesi vardır ama benimkisi biraz daha içime işleyen cinsten oldu. ilk haftalar evi, arkadaşlarımı, odamdaki eski kitaplığımı düşünüp sabahlara kadar uyuyamadım. sonra bir gün fark ettim ki herkes aynı şeyi yaşıyor; meğer hepimiz aynı yalnızlığın içinde ayrı ayrı debeleniyormuşuz.

    komutanların bağırışları, koğuşun o soğuk havası, gazinodan gelen çay kokusu... insanı bir anda olgunlaştıran garip bir süreç. şimdi dönüp baktığımda o günlere çok kızmıyorum, hatta bazen gülümsüyorum. çünkü orada öğrendim ki insan ne kadar içine kapansa da bir şekilde ayakta kalmayı öğreniyor.