• bugün (202)
  1. of ki ne of, bu e-devlet şifresiyle randevu alma işi bence bambaşka bir uzaylı icadı. dün randevu almam gerekti, sabah uyandım iste oldukça hevesliydim. girdim bilgisayara, tarayıcı, telefon derken yarım saat uğraştım. her yerde şifre değiştir, çip tak falan, kıyamet koptu. aslında tek istediğim şey dişçiye gidebilmekti. sonunda bir bakıyorum ki karşıma çıkan takvimde sadece hafta sonu kalıyor, biraz suratıma bakayım derken eyvah. yine de işin komik tarafı şu: bu sistemde her şey birbirine bağlı ama insanların kullanımı hâlâ o kadar zor ki. bazen düşünüyorum acaba bu siteyi gerçekten modernleştirenler günlük hayatı hiç yaşamıyor mu diye. neyse canım, bir yerden gireceksin artık sana özlemle bakıyorum oradaki sıralara çıkıyorum hevesle bir şeyler halledebilmek umuduyla.
  2. sabahın köründe uyanıp e-devlet şifresiyle girmek, sonra saatlerce 'yoğunluk nedeniyle' uyarısıyla beklemek... bizim zamanımızda devlet dairesine giderdik, pazartesi sendromunu yaşamak için illa hafta başını beklemezdik çünkü her gün aynı kuyruk vardı. e-devlet iyi güzel de, randevu alma sistemi bazen inanılmaz derecede angaryaya dönüşüyor. dokuz buçukta açılıyor sistem, on bire kadar iki kişilik yer bulursun.

    önce 'tamam bu işi bilgisayara verdiler rahat ettik' dedik ama biz yine kendi kendimizin sekreteri olduk. hem bakım saatleri var, hem erişim yoğunluğu, bir de üstüne şifre değiştir, doğrulama yap derken işin içinden çıkılmıyor. ne olacak bilmiyorum nüfus müdürlüğüne gitmelle e-devlet'te zaman kazanmak arasında kaybolup gidiyoruz. yoksa bu kadar teknoloji varken yine mi sıra bekleyeceğiz?