• bugün (184)
  1. vaktiyle herkes burçlara bakardı, şimdi bakıyorum da gençler her şeyi astrolojik analizlere döküyor. ben lise yıllarımda koç burcunun gazıyla grup sütü içilir mi tartışmalarına girmişimdir. demem o ki, gökyüzü aynı gökyüzü; değişen sadece tabirler. şimdiki yorumculara bakıyorum, mercan rengi bikini filan ayarlıyor; ben oğlak burcu çocuğuyum, kendi halimde kahve içerim.

    bu tarz hurafeleri sevmem ama bir yere kadar keyif veriyor. haftalık burç yorumunu okumayan yoktur aramızda, eskiden böyle değildi dedikleri ise tam olarak benim. olur da tercüme dergilere inanacaksak, haydi ben köşemize çekileyim. bu tarz okumalar gençliğime benzemiyor, ne yalan söyleyeyim.

    (bkz: eski günlerin defteri)
  2. uzun bir günün ardından kapıdan girdiğin an, koç burcuysan hemen ışıkları yakıp ortalığı toparlama enerjisi gelir ama ben her zaman biraz tereddütle süzülerek giriyorum. kolilerle taşınırken burçların önemi bir kez daha çıkıyor: şu evin yerleşme telaşı kova burcuna göre filmlikmiş.