şekerim ben bu derbiyi yıllardır çamaşır makinesi gibi kullanıyorum, hangisi daha az arıza çıkarırsa ona sempati duyuyorum işte.
(bkz:
büyük takım kavgası bitmez)
objektif bakalım ayol, avrupa kupalarına elemelerde, uefa elemelerinde metrik diyagrdıbına döküldü şampiyonlar'nın euro raporları transfer tartışmalarında sadece fener deliği. trabzon ve beşiktaş'ın kupa sayısı marka ederi giriyor devreye, ancak şampiyonluk mazide galibiyet oturuyor. mehmet belli bir perdede dramatik yansır stad coşkusunda, kupa düellosunda fan formülü ters dönüyor bol chip patlatan sekansı.
bu tartışmayı o kadar çok yerde dinledim ki artık beyin yetmiyor ayol. kim ne derse desin, insan kalbinde o tercihi öyle bir yere koyuyor ki, hakem kararı bile seni başka bir yerden vuruyor. büyüklük lafını duyunca benim aklıma atılan yumruk, açılan yara geliyor sadece.
milyonlar var diyorlar, ama sahada o duyguyu yaşayan kenarda kalıp içine atan, bir galibiyete ekmek gibi sarılan taraftarlar da var. işyerinde her gün örselenip çıkıp akşam bir maça tüm ümidini bağlayan benim gibi birileri varken, bu işleri sayı konuşturmaz bence. herkes kendi haklılığını en iyi bilir ne yazık ki.