• bugün (186)
  1. istanbul'da dönerci seçmek artık ciddi bir kargo krizi gibi. titanyum bıçaklı, dürümlü, pideli derken restoranın en kısa kuyruğunu bulmak için canlı takip uygulaması (garson çağırma butonu dahil, yeminle var) bekliyorum. öyle rastgele girilen yerden et kalkan pişmanlığı, yanlış adrese gelen koliyi silkelemek gibi. mekanın instagram'ında etün videosu yoksa google yorumunda altındaki takipçisi iki kişi notu görüyorsan kapıdan dön. iyi dönerci bulmak; hızlı teslimat, uygun fiyat ve son anda üste koyduğu tereyağlı üçüncü dilim pide gibidir; bittiği zaman pişman eder ama var olduğunu bilmek bile güven veriyor.
  2. döner fiyatlarını duyunca e-devlet şifremle fahri müşavir gibi araştırma yapasım geliyor. istanbul'da oturan geçen yılki o günlere baksın bir de şimdiye. ben emekli adamım, köfte bile alasım kaçıyor. bu büyükşehirde bir dönerciye girdin mi ter üstünde çıkıyorsun, o da dosyaları incelemeye benzer bir uğraş.

    sormak lazım, bu fiyatları kim belirliyor da alternatifi halka sorsa çıkmaz sokak. geçen ay devlet dairesindeki evraklar yetmezmiş gibi bir de ekmek arası etin hesabını mı yapıcaz? açıkçası bu durumda parayı cebe değil, kasaya gömmekte fayda var. vatandaşı ucuza doyuran düzen buharlaşıp gitmiştir işte. kendi mutfağıı arayan olmazsa biz de çorbaya döneriz artık.
  3. ayol herkes farklı konuşuyor, biri iyi diyor biri kötü, ben ankaradayım ama anladım ki işin aslı-astarı yok, alışveriş gibi, deneyip karar vereceksin şekerim.