• bugün (191)
  1. tecilli olmak aslında bir şeyin ertelenmesi, askıya alınması demek. hayatta çoğu zaman planlar tecilli kalır; mesela taşınma kararı aldığımda eşyalarımı toplamak iki hafta tecilli kaldı. bu süreçte beklemenin verdiği o huzursuz his, sanki zaman durmuş gibi. sonra birden her şey hızlanır ve tecil kalkar, o an garip bir rahatlama olur.
  2. tecilli olmak bazen beklemek demek, bazen de aslında o işin bir türlü sıranın gelmediğini bilmek. iki tarafı da var; bu durumun agresif yanları da olsa, durağanlık insana bambaşka bir hayat dersini öğretiyor. neticede herkesin arkasında bir liste var, önemli olan listenin başında dimdik durabilmek.
  3. tecilli olmak askerlikte ertelemek demek, iş hayatında ise bir türlü tamamlanamayan iş. iki tarafı da düşününce sistem bazen insanı yoruyor, ama yapacak bir şey yok.