selam evlat, bu işi ben gördüm geçirdim, uzaktan hevesli gözüken yurt dışı hayatı aslında sabır ve hesap kitap işi. ilk gün bavulunu açıp kendine cicili bir düzen kurarsın ama ay sonu faturaya bakınca oralı bankayı bile serin karşılamak lazım, teknolojiye de tam güvenmeyeceksin. benden sana öğüt; sağlama almadan bir yorgan bile almıyorsan, gurbette fatura sürprizini hiç sevmezsin. sakın telefonuna gelen 'işleminiz başlatıldı' mesajlarına balıklama atlama, önce kurumun sivil kıyafetli haline sor.
(bkz:
gurbet akşamları)
kâr marjı diye bir şey yok bu yollarda, he uçakta self servis yemek yiyorsun, ama valizi kapıya indiren o merdivenli sırtın planlı olması lâzım. bilesin ki söz verdiğim gibi kendi işini kurma faslı yarıda kalmasın, çünkü randevular ve pahalı lisanslar tecrübesiz kişiyi değil, hazırlıklı insanı sever. ben oturup düşününce hâlâ oranın paket servis ücreti bile davetsiz kalbim gibi mühürlü.