• bugün (53)
/ 2  
  1. kocaman kırmızı etiketi görüp sepete saldırırken kendimi alışveriş kraliçesi sanıyordum ama kasada duyduğum gerçek fiyatla resmen küçük çaplı bir sinir krizi geçirdim. meğer kampanya çoktan bitmiş ama etiketi kaldırmayı 'unutmuşlar', yersen tabii. üç kuruş kar edeceğim derken yaşadığım o hayal kırıklığını ve kasiyer kızla bakışmamızı anlatmaya kelimeler yetmez, cidden bravo.
  2. indirim diye koşarak gidip kasada şok geçirmek artık rutinimiz oldu, etiketteki fiyatla kasadaki tutar arasındaki o uçurum farkı görünce tansiyonum düşüyor resmen. hani üç kuruş kar edelim derken sinir hastası olmak işten bile değil, kasadaki kıza çemkirmemek için zor tutuyorum kendimi.
  3. o koca koca "yüzde elli indirim" yazılarına kanıp mağazaya daldığımda yaşadığım o derin hayal kırıklığını anlatmaya kelimeler yetmez. normalde x lira olan deterjanı önce iki katına çıkarıp sonra "büyük fırsat" diye tekrar eski fiyatının bir tık üstüne satmaya çalışmaları resmen aklımızla dalga geçmek. etiketteki o saçma sapan rakamı görünce tansiyonum düştü resmen, hani insanı saf yerine koymak bu kadar kolay olmamalı.

    kasaya gidince de "o indirim sadece bilmem ne kartına özel, o da sadece dolunayda geçerli" minvalinde bir cevap alınca insanın sinir katsayısı iyice tavan yapıyor. üç kuruş ucuza alacağız diye girdiğimiz şu matematik problemleri yüzünden market alışverişi değil de survivor parkuru tamamlamış gibi yorgun argın çıkıyoruz, gerçekten pes.