• bugün (39)
/ 2  
  1. sabahın köründe büyük bir hevesle gidip resmen hayatımın şokunu yaşadığım olaydır. içerisi bildiğin mahşer yeri, herkesin elinde yıpranmış dosyalar, havada uçuşan evrak numaraları... o bankodaki memur beyin suratsızlığını anlatmaya kelimeler yetmez, sanki emekli maaşını kendi cebinden verecekmiş gibi bana ne tripler, ne bakışlar. altı üstü prim gün sayımı soracaktım, adam beni başından savmak için resmen kırk takla attı.

    yemin ederim kapıdan girdiğim andaki enerjimle çıktığım andaki halim arasında on yıl fark var, resmen çöktüm stresten. e-devlet diye bir şey var güya ama nedense illa o kasvetli binaya gidip, o sıra fişini alıp saatlerce beklemek zorundayız. emekli olup rahata ereceğim, keyif kahvemi içeceğim derken sinir hastası olup çıkacağım bu gidişle, gerçekten korkunç bir deneyim.
  2. sabahın o saatinde kalkıp en şık kombini yapıp gitmişim, memurun o umursamaz tavrı karşısında tırnaklarımı yiyecektim sinirden. alt tarafı hakkımız olanı alacağız diye girdiğimiz şu süreçte ruh sağlığımı kaybetmezsem iyidir, o kadar evrağı toplarken harcadığım eforla yemin ederim dünyayı üç tur gezerdim.

    bana 'eksik günün var' dediklerinde baygınlık geçirecektim, meğer sistemde hata varmış da hanımefendi lütfedip düzeltmiş. oradaki o gri duvarlar, bitmeyen sıra numaraları ve insanların yüzündeki o tükenmişlik ifadesi resmen ömrümden on yıl götürdü, emekli maaşını harcamaya ömrüm yetecek mi ciddi şüphelerim var.
  3. memura derdimi anlatana kadar yüzümdeki kırışıklıklar derinleşti resmen, bu gidişle ilk maaşımı almaya bastonla falan sürünerek gideceğim.