şoför amca navigasyona bakmadan ben bilirim diyip yanlış sokağa girince insanın aklına acaba yürüseydim daha mı hızlı varırdım sorusu düşüyor, ama yine de arka koltukta o tanıdık korna sesiyle trafiğe karışmak memleket kokusu gibi bir şey.
(bkz:
memleket özlemi gurbette çıkar)
yıllardır taksi çağırıyorum, hep aynı hikaye. uygulamada konum tam yeşil yaksın, getirsin. peki yok, şoför aramayla dur biz alalım seni bırakırız inadı yapar. bak ben gördüm geçirdim, kaç kere geldi de kimse anlatmaya değmez. her ülkede böyle kader, tabii ortak noktaları var: sen telaş yapıyorsun, şoför elliden diyo' bitti. terbiyeli ol ki uçurmasın seni. ödebacak argosu var da ondan bahsetmiyorum.
o yüzden gençler, taksi çağırırken adım başı fotoğraflayın, şoförün plakasını alın. bindikten sonra tempo ve güzergâhı takip etmeyi akıl edin. gözü açık olan adamı yolda 'getir' ilk çalışan terazi tutar gibi kanıyor. okuyun, ders alın, hastalık gelse çare yok.