• bugün (183)
  1. insan bir gün camdan dışarıyı seyrederken fark ediyor, güvendiğin dağlara kar yağmış meğer. o an boğazda bir düğümlenme, ağzında paslı bir tat. hayatın unuttuğu eski bir melodram gibi. (bkz: üryan geldik gene gideriz) (bkz: pişmanlık değil kırıklık)
  2. banka hesabında bir kuruşluk hata gibi, ufak ama içini kemirir, güveni sıfırlar, hemen ekstre dökümü istersin.
  3. aldatılmak, bir semtin yavaş yavaş değişmesi gibi. önce fark etmiyorsun, sonra küçük detaylar gözüne batmaya başlıyor. bakkallar değişiyor, sokak lambaları yanmıyor, her şey o tanıdık halinden uzaklaşıyor. insan kendini o semte yabancılaşmış gibi hissediyor, oysa asıl değişen senin ona bakışın.