• bugün (187)
  1. pencereden dışarıyı izlerken bu kahve üzerine birkaç şey düşündüm. cadde üstündeki şubelerindeki o kahve kokusu havaya karışıyor, yoldan geçenlerin adımları yavaşlıyor. çekirdeklerin küçük butik kavuruculara kıyasla ne farkı var bilmiyorum ama buradan bakan bir göz için zaten önemli olan kahvenin insanları bir masada toplaması.

    şu şubede otururken kulağıma çalınan diyaloglardan biri: "şunun yanına cheesecake söylesek mi?" garsona sormuyorum, karşısındakine soruyor. entüstriyel tat kayar gider ama bu mekanın dayanıklılığı başka. sevdiğim, sabahın onunda sessizlikte envayi çeşit kahve erkek adamların ortak sessizliği. paket kahve jargonundan ziyade kente dair bir yer bu, devrim değil ama dengeli.

    (bkz: dükkan vitrininden süzülen)
   tümünü göster