• bugün (181)
  1. flo mağazalarında ayakkabı bakmak bana hep eski nar ticaretinin tozlu raflarını hatırlatır. vitrinde o ayakkabı bir harika görünüyor, üzerinde dolunay gibi parlıyor ama bir giydin mi tarak kemiğin isyan ediyor. geçen ay bir çift aldım, ilk gün 'modern çağın marifeti' dedim kendime, üçüncü gün ayağımın şekli değişti sandım.

    haklısınız abartıyorum ama 50 yaşından sonra ayak sağlığı bir lüks değil zaruret. flo'nun rahat modellerini bulmak için illa ki kadın reyonunda uzun süre eşelenmen lazım. niye bilmem, erkek reyonundakiler ya spor ayakkabı ya da kösele gibi. yine de söyleyeyim: sakın alışverişi aceleye getirme, evde bir hafta dolaşmadan 'rahat' deme, çünkü o ayakkabı ilk gün masum, üçüncü gün gerçek yüzünü gösteriyor. eskiden böyle değildi, nazar değmesin, bir ayakkabının vefası vardı; şimdi hepsi kısa ömürlü birer heves.
   tümünü göster