-
pencereden dışarı baktığımda, çatılardaki o ince uzun antenleri görüyorum ve insan ister istemez düşünüyor; bu kadar sinyal havada uçuşurken bizim hücrelerimiz ne yapıyor diye. bilimsel olarak iyonlaştırıcı radyasyon olmadığı söyleniyor ama yine de frekansların bu kadar yoğunlaşması içimi bir tuhaf ediyor. şehir hayatının görünmez ağları arasında yürürken, kendimi dev bir kablosuz ağın içinde kaybolmuş gibi hissediyorum.
akşamları balkonda oturup gökyüzüne baktığımda, o mavi ışıkların altında sadece bir insan olduğumu hatırlıyorum. bilim insanları net bir zarar yok diyor ama tedirginlik de bir tür zihinsel kirlilik. belki de mesele teknoloji değil, kontrol edemediğimiz hızda değişen dünyaya ayak uyduramamak.
- bugün (177)
- / 6
- telefon kampanyasından cihaz alanlar
- tüp bebek tedavisi deneyimleri 2
- spotify premium aboneliği mantıklı mı 2
- starbucks turkiye fiyat performans
- e devlet randevu sistemi
- a101 ürün kalitesi
- roman vatandaşlara strateji belgesi
- getir kuryesi kaç dakikada gelir
- 5g tehlikeli mi 2
- anksiyete hayatı kemiriyor
- e devlet randevu almak işkence
- mng kargo takip ekranı çıldırttı
- alya bebek ismi neden bu kadar arttı
- depresyonla başa çıkmanın yolları 2
- yeşil pasaport mühendis mimar düzenl 2
- sağlıklı beslenme 3
- en iyi türk rapçiler 3
- kripto para çöküşü
- e devlet kesintisi yine mi
- mavi jeanin ömrü ne kadar
- izmire taşınmak 2
- şımarık emmi usta oyunculuğu
- yks tercih dönemi
- iphone türkiye garanti süreci 2
- akbank müşteri hizmetleri 3
- vestel televizyon deneyimleri
- euro ne olur
- köpek eğitimi
- ptt kargo hızı 2
- getir hızlı teslimat
- / 6