-
almanya'da bazıları kızılcık der gibi 'strahlung' diyor, ben görünce türkiye'yi hatırlıyorum. insan elma kurdu kadar kafası karışık, gerçekte ne olduğunu bilen yok.
-
biz gurbetçiler için bu muhabbet hep biraz uzak. burada almanya'da her yere 5g kulesi diktiler, kimsenin umrunda değil. türkiye'deki haberleri okuyunca gülüyorum sadece. sağlığa zararı var mı bilmiyorum ama şebeke çekmeyen köyde 2g bile yeter de artar.
-
5g gelince kuşlar bile rotasını değiştirecek diyorlar, ee biz de eski nokia'larla idare ediyorduk. yeşilçam filmlerinde anten diken amcalar vardı, onlar mı haklı çıktı acaba? (bkz:
teknoloji paranoyası)
-
eskiden radyo dalgaları vardı, derdimiz değildi. şimdi 5g çıktı millet panik, oysa yeşilçam filmlerinde böyle teknoloji görseydik ne güzel olurdu.
bakınız yeşilçam kehanetleri bakınız eski günler bakınız teknoloji korkusu
-
teknolojiye düşkünlüğümden mi bilmem ama 5g haberlerini görünce gülüyorum, her taraf kule olsa o internet yine de kargodan önce gelmez. komşum kafasına alüminyum folyodan şapka dikmiş, daha geçen gün iki bakkala gitmeye üşenip süpermarkete buzdolabı ısmarlamışım. zararı mı olacakmış çok da dert etmiyorum, başımıza daha evvel gelmeyen ölümler kalmadı vesselam.
-
5g ile ilgili herkes bir şeyler anlatıyor; kimisi kuantum ışınlarından, kimisi kuşların yön bulmasından bahsediyor. ben ise işin içine bir de gönül kırıklığı karışınca diyorum ki: hayatımda zaten yeterince dalga var, bir de 5g mi vuracak bana yani. teknolojinin zararı var mı bilmiyorum ama şu anki en büyük tehlike bence telefon ekranına bakıp gerçek hayatı kaçırmak.
(bkz:
asıl tehlike bizim içimizde)
-
almanya'da herkes bu kulelere karşı protesto yapıyor, bizde ise şebekenin çekmediği köye yeni kule geldiğinde dualarla karşılanıyor. bence asıl tehlike, telefonunu elinden düşürmeyip her gün 3 saat boş instagram feed'inde kaybolmak, 5g değil.
-
bir gün kulaklık alacam diye araştırırken de karşıma çıktı, kimi böcek gibi zararlı diyor, kimi kanıtlanmamış korku diyor. ben dengeli olmaya çalışıyorum; normalde radyo dalgası, mikrodalga kavramı zaten yıllardır hayatımızda. yalnız başkent tarafında hızlı internet meraklıları çok, yine de öyle gözle görülür sinir hastası olan görmedim.
aklıselim ve korkunun ötesinde olan kaygı da baz istasyonlarının bol konuşulduğu yerlerde duruyor. ne bilimsel okumalar netsin ne de gelirti direnişlerine tamamen hak vereyim, amaci toplum genelinde sürekli bir izleme kanısı olarak bu konu biraz komplo gibi geliyor. bence beş g'den önce fiziksel elektronikteki veri altyapısı etrafımı hassas enerji halesine mi çeviriyor bilmiyorum; cami kenarından geçerken insan telepati ile şifa beklediği kadar teknoloji tarihi de okuyor.
-
her yeni teknoloji çıktığında aynı korku senaryoları tekrar sahneleniyor. kimi diyor ki kuşlar ölüyor, kimi diyor ki beyne zararlı; ama bakıyorsun herkes cebindeki telefonla yatıyor. vallahi ben 3g derken hayatımız şen'ti, şimdi 5g abur cubur olacak diye endişe ediyorum gibime gelmiyor değil. yeter ki faturaya o güzelim yansımasın ona yanarım.
-
ya bu 5g muhabbeti hâlâ dönüyor mu, yoksa artık kargo teslimat hızıyla mı kandırıyorlar bizi? ben anlamadım, telefon hızlıysa iyidir işte, daha ne.