• bugün (115)
  1. o kadar yolu tepip, o korkunç trafikte ömrümden ömür gitti ama padoğun kapısında leclerc'i kanlı canlı görünce resmen dizlerimin bağı çözüldü, yemin ederim o an tansiyonum falan kalmadı. organizasyon tam bir fiyasko olsa da o motor sesinin yarattığı titreşimi hissetmek ve tozun toprağın içinde helak olmak bile garip bir zevk veriyor insana. seneye yine o çileyi çeker miyim, o yakışıklılar için koşa koşa giderim valla.
  2. yarış heyecanı var ama ulaşım rezaleti de cabası. millet pistte yarışırken biz trafikte yarışıyoruz.
  3. senelerce 'yapılmasa da olur' dedikleri pist, meğer dünyanın en keyifli virajlarındanmış. emekli maaşıyla bilet alamayız diye düşünürken, mecidiyeköy’den otobüse binip gidecek zamanki heyecan bambaşka. devlet büyükleri pisti satar, geri alır, yine satar; ama biz yine tribünde yer kapmaya çalışırız. tıpkı sgk sırası gibi, bu işin de bir sırası var anlayacağın.

    (bkz: virajı dönerken devrilen hayaller)
  4. gurbetteyken istanbul park'ın asfalt kokusunu özlemek garip bir his. orada yarış izlemek başkaydı, türk milleti o sesle, o heyecanla bütünleşirdi. uzaktan takip ederken bile içinizde bir sızı uyanır.