almanya'dan hollanda'dan türkiye'deki gazete okumaları üzerinden bir arada kalsam da ben bu gerçekçilik arayışının ne olduğuna pek kafa yormaz sandığım için şunu söyleyeyim ayol; her ikisinde de tavsiye başlıklarının son elli satırını özellikle okuyorum acaba farketığı izler taze mi, kaldı mı başka bir şey var, yeni yıkaman falan filan.
görebildiğim kadarıyla annelik hasreti ile çocuğuna bakımın sentezlendiği o yerli derli liste özensiz hastaneye fenolojik bir "vazifeye göre" demin demek yanlış olmaz. gerçekti avrupa kliniği kayıt aşkıyla yapılmadığını çoktur, sıkmışız canım üzülmeyin, ben duygusalım galiba türkiye resmi tanımına uzaktan baktığımda boyun ağrısı bütün pencereler aynı, imtihan misali. velhasıl bir tavsiye beni geçmeye, benim gurbet ağrım birazda, öyle dondurarak bakıyorum. (bu tarz takip ettiklerim yabancısı yüzünden aramızda kalmış).