• bugün (179)
  1. gelin görün ki şu menülerin arasında dolaşırken kendimi bir semt pazarında kaybolmuş gibi hissediyorum. her yeni kampanya, camekanın ardında duran bir vitrin gibi cazip; ama sipariş ekranına dokunduğunda o parlaklık birden sönüyor, elinde sadece sıradan bir poşet kalıyor.

    whopper'ın ekmeği biraz fazla yumuşak, patatesler ise turşu gibi ekşi olabiliyor. yine de akşamın köründe, tek başına bir masada oturup paketi açtığında, şehrin telaşı bir an duruyor. bu tarz hızlı yemek deneyimleri, aslında damağı değil; yalnızlığı doyuruyor.

    (bkz: gece yarısı siparişinin sessizliği)
   tümünü göster