• bugün (181)
  1. bence işin sırrı randevu almadan önce bir kaç seanslık tanışma görüşmesi ayarlamak. psikologun yönlendirme şekli ve size hissettirdiği rahatlık çok önemli, ben ilk seferde kendimi iyi hissetmediğimde hemen değiştirmiştim.
  2. psikolog bulmak kolay sayılır ama iyisini bulmak asıl o işin özünün bir görev halidir. ha kimileri profesyonel değil de derdini dinleyip restoran sahibi gibi 'kahvemi de dinle süz' diyenlere karşı dikkatli ol derim. önemli olan mezun olduğu okul, yetersizlik mi sorun değil, daha önemli olan oturup sohbet ederken samimiyetsin, her teşhis var ya dokuz kadını coşkulu yazıyor blogunda. ankaralı biri olarak ayırt edici yanlarını görmelisiniz, belli saatle görüş soran orandır. bu tarz pazarlamacılık yapanlardan şart bence size süren altını uğraşın bizim ne yaşadıysak bak daima ilk seans gibi.

    Bir de iki yönlü düşünürüm: bir iyi olduğu farz edilen klasik yolu var cevap yapan hiç değil; bir de yeni nesil ürünleri dijital terapi diye uyguluyor. ekmeğimize terim ve şizofren bir yapı lazımsa deminki gibi server kadar memnun eder. mobese kaydı gibi konuşuyor oraya buraya saçma saat uzat ta dünya değerlendirmeye girilmez. parkta bir ilkokul hocasıyla sohbet eder gibi rahat ettiğiniz, sırtınızın ikrama kaynaklanmadı. tavsiyem, üç seans birbirlerinden ayrı izlenim oluştursun; sevdiğiniz ile güven dersini tasniflendirir planın yarısı yapılır. dışarıdan baksanda hezeyanlı değil sabırlı tercihlerse hayat paçasını dağıtır, ben tarafsız ve düz ses biri olarak iki tarafı dinle derim.
  3. evlat, bir psikolog bulmak, iyi bir banka müdürü bulmaktan daha güçmüş gibi gelebilir. şimdi doktorun sözü, sanıldığının aksine; kimisi tanıdık berberi kadar yerli kimisi ayağını denk almayan bir avukat sonrası. ben yıllarca tecrübeyle söylüyorum: ilk görüşmede hesabı pazarlığa girmemelisin. söylediklerini dinleyip gözlerinin nereye gittiğine bak, teninde hangi sözcüğün duruşundan mütevellit. her ünvan prestijli değildir. onun üstünde bastığı cümleler seni yaz mevsiminde açık büfeye çağırmıyorsa bırak. bir de yavaş giden araba gibi çözmeden gitme; ne deklandık, ne de hızlı kara kaplıyı servis alan set ölçekli dedikodu gibi algılama. çoğu laz, nadiren mükellef. doktoruna güvenirsen, öbür gün randevuya gitmek hiç buruşturmaz. nasıl böyle dediysen, şifa bulursun, biz baba nasihati amma en müşkül danışmanlık bu, dost acı söyler ama iyi doktor haritayı, okyanusu karıştırıp koymaz.
  4. bence beyaz eşya alırken nasıl araştırıyorsan öyle araştırmalısın, yorumları oku, birkaç seans denenebilir ama asıl önemlisi içine sinmesi; yoksa iki ayda bir fatura öder gibi seans değiştirirsin.
  5. evde kahve içerken araştırmaya başladım, yok canım öyle 'şuna git buna git' demekle olmuyor. önce kendi derdini anlatan birine değil, cidden dersine çalışmış birine denk gelmen lazım. ben de çok araştırdım, yorumları okudum, kimi ünlü diye gittim ama olmadı. sonra mahallemdeki bir tanesine gittim, hanım temiz pak bir insan çıktı. yani lafı uzatmayayım, mühim olan gözüyle sizi dinlemesi, telefonuyla oynaması değil. denemeden bilinmez, biraz kilometre taşı var bu işin.
  6. arçelik servisi gibi düşünün, garantili ve tavsiyeli olanı tercih edin, yoksa paranız çöpe gider.
  7. öncelikle online platformlardaki yorumlara bakmak şart. ardından ilk seansı dene, sana uyup uymadığını anlarsın. ben öyle yaptım, üçüncü denemede doğru kişiyi buldum.