• bugün (202)
3 entry daha
  1. valla markete girip sepeti doldurmadan önce söylenen her şey klasiğimdir; annem de boşuna demezdi, sihirli kelime kayıt. ben biraz komik oluyorum ama kesinlikle şart: birden fazla fiyata, üstelik gramajına filan bakmadan hiçbir şey almıyorum. neden biliyor musunuz, iki fiyat var, biri albenisiyle beni izliyor, diğeri çekinerek kapalı kalmış. yok iki şişe toplan sürpriz çıkıyor, bazen etikete aldanıp komik külkedisi masalı yapıyoruz. ben de meraklıyım, cebimden çıkan kağıt karşılığında sepet her zaman eşit şekerli olmayabiliyor.

    arada küt siyah kahvem olmazsa, market anketine dönüyorum. ama gerçi nazik yaşam biçimim şu: her zaman fiyat etiketi yerine çoğu koridorlarda ürün bazinı kontrol edince bazen üzerinde rengârenk handikap yazmış bile alaları kutular çıkıyor. diğer ödeme çıktısını uzun uzun inceledikten sonra diyorum ki dolap köşelerinde atlı karınca gibi gezmesin diye. naapalım bu alışkanlık bdetseler dahi herkesin elinde telefon var madem, çıkınca merak topu bana çevrilmez.

    en garanti yöntem, internetten brosiyreyle bakmak ya da uygulamanın kendisinden indirim çekmek. neşeleniyorum, sanki şanslı turist kartı kesmişim. sonuç da o hafta market cafesinde demli çay olana denk gelir, keyif size. etikette kalemi kendi elimle sallarsam diye dolandığım olmaz, heh şeker, peki kimdeyse onu söyle.