kızlar inanın yıllarca şantiyenin tozunu yutup o baretin altında saçlarımı mahvettikten sonra, sırf milano'da bir kahve içebilmek için vize kapılarında sinir krizi geçirmekten gerçekten içim çürüdü. hani biz sabah akşam o projeleri çizerken elalemin vize memuruna dosya dosya evrakla yalvaracaksak ne anladım ben bu mimarlıktan? inşallah şu deneyimsözlük'te o yeşil kapaklı bebeğimin fotoğrafını paylaşacağım günler yakındır, yoksa sinirden bilgisayardaki tüm çizim programlarını silip dağa falan yerleşeceğim.
inanılmaz sinirlerimi bozan olay, biz burada aylarca schengen randevusu kovalarken terden sırılsıklam olmuş o şantiyeci beyler şimdi roma'da aşk çeşmesi'ne karşı espresso mu yudumlayacak? vallahi kıskançlıktan saçlarımı yoluyorum, benim günahım deneyimsözlük köşelerinde ağlayıp düz iibf okumak mıydı da tüm avrupa hayallerim suya düştü kızlar!