• bugün (165)
  1. yıllardır bir şehirden diğerine taşınıp duran biri olarak valizin ağzını pist kenarında tarttırmak artık refleks oldu bendeki. biletin altında yazan kilolar bitti mi bitmedi mi, o elli gram yüzünden ödeyeceğimiz parası da yan cebe koymak gerekiyor, gözümle görmediğim dayanak kalmadı.

    kimi zaman el bagajına sığdırdığım o minik küflü hediyelikler anlamsızlaşıyor kabin tepesinde, kimi zaman da koca bavul hafif çıkıyor beklediğimden. fazla eşyayla yaşamanın bedelini sadece malum havayolunda değil aşk olsun, hayatın ta kendisinde de ödüyoruz, uçağın kapısı kapanınca insan bir süre eşyasız bir sonsuzluk özlüyor işte.