-
çayın yanında gelen sandviçle ona ayrılan zaman arasında garip bir orantı söz konusu: koridorda yarım saat perde arkasında kayboluyor. bazen hemen hiçbir şeyin kalmadığını görüp hafiften söyleniyorum, sonra deniz bulutların seyrine dönüyorum. kısık ateşte pişirilmiş şeyler değil de uzaydan gelmiş bir tabak hissi uyandırıyor, sanki ikram paketlenmekten çok giydirilmiş.
-
hani uçakta olacak da sandviçse sandviç kabımız belli, biz hep sürpriz yapalım. seçenekler ekranda görünene kadar piliç mi ördün diyorsun, e beş yüz defa bindim ayıp. şimdi koltuk içi ekranlardan bildirim gelir gibi oldu ama aşçı vesaire öyle ballandıra ballandıra konuşana dek. bu tarz gizem cazibeli ama sandviç varsa böreğe selam, bir sen kaldın demiyor canım,". galya da bence sistem metod' gomez'indey d" ucu bana "bahri hem fikir
-
ayol uçakta sandviç derken bazen gerçekten fast food kargosu gibi hissettiriyor, indirimli bilet alınca ikram da mütevazı oluyor şekerim ama ne yapalım pratiklik önemli.