-
ben bu devranı defalarca gördüm, gençler panik yapmasın. işsizlik eğitim düzeyiyle orantısız şekilde can sıkar, akılda kalen o koca diploma bir anda kapıda adının yanında asılı tabelaya dönüşür. ilk iş oturup banka uygulamasına bakmak olmasın, kendine günlük bir düzen kur, kahvaltısını erken yap, telefonu gömmek yok.
televizyonun başında oturursan üç ay sonra kendini harcanmış sayfaları sayarken bulursun. iki öğüt daha vereyim diyecektim; birincisi bağlantılarını tazele, ikincisi elektrikli süpürgeyi tamire götürmeden önce prizde olmadığına bak. uzun ettim, son sözü ben söyleyeyim: adım adım giden yoldan şaşmaz.
-
insan o is kemirmelerinin arasinda bir gun susup kendine bakiyor, pencere kenarinda gelip giden istanbul trafigine dalip gidiyor. ilk gunler tuhaf bir sessizlik oluyor, sonra alisiyorsun; is sadece is arama degil, sehirde yeniden nefes almayi ogrenmek galiba.
-
ilk iş oturup sakin olmak, panikle her yere başvurmak sonra pişman olmak. e-devlet'ten haklarını kontrol et, banka ve sgk süreçlerini takip et, bir de masrafı kıs. bir iki kuruma uğrayıp kapı kapı dolaşınca zaten insan neyin ne olduğunu çok güzel anlıyor.
-
iki tarafa da bakınca mesele aslında panik değil kısa bir mola gibi de ama kirası hâlâ pazar günü. en başta biraz bu kabaran buharı dindirip haklarına ve bildiklerinize tur atmalısınız, süreç kimini bu yola çekerken kimni mevcut hatta daha da sağlam yerlerde tutuyor.