• bugün (181)
  1. aylardır beklediğim bir kargo vardı, ptt ile geliyordu. öyle üç gün beş gün değil, tam 18 gün sürdü. bu süre zarfında kargomu takip etmekten gözüm yoruldu, iki kez müşteri hizmetlerini aradım, bir kez şubeye gittim. her seferinde 'yolda' dediler, 'dağıtıma çıktı' dediler, ama bir türlü gelmedi. en sonunda bir sabah kapı çaldı, kargo emanete bırakılmış, poşette küçük bir not vardı: 'kusura bakmayın, adres yoğunluğundan kaynaklandı.'

    çok içten içime attım, ne diyeyim bilmiyorum. bazen insan beklediği şey değil, o bekleyişin yorgunluğuyla sınanıyor. ben artık ptt siparişlerini görmeyeyim, hemen başka kargo firmasına yönlendireyim. ama yine de içinizde bir umut, günün birinde o kargo gelecek diye. geleceğine inanmak lazım, yoksa insan bu hayatta neye tutunur.
  2. ah şekerim kargon nerede diye sorma, dün gece yine kendimi kargocu abinin telefonunu açmakla buldum. eskiden kargo gelirdi, evde değilsen bir not bırakırdı, sen de ertesi gün gider alırdın. şimdi her şey online olmuş, 'kargom dağıtıma çıktı' yazıyor, sonra iki gün öyle duruyor. daha da fenası, mesaj geliyor 'adresinizde yoktunuz' diye ama ben camdan baktım, hiç gelmediniz. eski usul bir nebze daha samimiydi, en azından bir insan yüzü görüyordun. şimdi her şey dijital deyip duruyoruz ama kargonun başı bu ülkede hiç rahat görmeyecek gibi.