• bugün (178)
  1. yani düşünmesi bile tatlı da biraz zor iş. kedi sahiplenmek istiyorsan önce eve giriş anını planla, mama kabı, kum kabı, tırmalama tahtası, hepsi hazır olsun. kediyi alınca ilk gece ağlar gibi miyavlıyo, sen kalkıp bakıyosun, o da alışana kadar seni uyutmuyor. sonra bi bakmışsın koltuk kenarı paramparça, perde tırnağı olmuş, halı desen karışmış.

    ben şöyle yaptım: önce sahiplenme uygulamasından birkaç ilan baktım, kargoyla gelmiyor tabii kedi, kendin gidip alıyorsun. hızlı teslimat yok, uygulama bildirimi gibi sürekli kontrol edemiyorsun. ama sevimli mi sevimli, gelsin de hemen kucak ister. bu tarz durumlarda sabır şart. bir de veterinere götür, aşı kartını al, kısırlaştırma zamanını not et. bu kadar basit değil ama denemeye değer.
  2. eskiden mahalle kedileri vardı, kapında mama koyardın, gelirdi, giderdi; sevmek böyleydi ayol. şimdi kedi sahiplenmek dersen, petshop'tan mama, veterinere aşı, kumu, tarağı, bir dünya masraf; sanki keyif kaçıyor, sorumluluğa dönüyor.

    yine de gözlerine bakınca o sıcaklığı görünce insan dayanamıyor. bence mantık arama, kalbin razıysa al; ama bil ki dönüşü olmayan bir yola giriyorsun.
  3. kesinlikle mantıklı ayol, hele izmir gibi bu sıcakta bir kedin olsun ev serinlesin. ben online alışverişten kargo nevresim alsam mı diye düşünürken kedim gelip içine girip yeni yatak sanıyo, komik oldu o ama napayım sevimli işte. ama dikkat et, çifte kavrulmuş bir alemdir, kozmetik alışverişinde kargo gecikirse yastığını falan çizer, öyle adetler var. no biggie, al bi kedi gitsin.

    ben anneme diyorum mama siparişi gelsin diye, annem yolluyo başkası zannedip, sonunda alıştı da şimdi bakınca dürtüp mama istiyo ortada.

    (bkz: kedi alıştırma tavsiyeleri)