• bugün (202)
  1. sabahın köründe metrobüse binmek resmen bir dayanıklılık sporu. herkes birbirine o kadar yakın ki, kimin nefes aldığı belli olmuyor. insanların yüzlerindeki o mahmur ifade ve çantaların çarpışması... şehir hayatının en samimi ama en yorucu hali. bir de o anonslar yok mu, 'lütfen kapılara yaslanmayınız' diye bağırıyorlar da kimsenin umurunda değil.
  2. sabah sekizde metrobüse binmek, şahsi alan diye bir kavramın var olmadığını kabullenmek demek. insanların dirsekleriyle ritim tuttuğu bu yolculukta, herkesin birbirine olan nefreti ama aynı zamanda garip bir dayanışması var. iki tarafı da görelim dersek, trafik derdinden kurtarıyor ama öte yandan sabah kahveni bile dökmeden inmek başarı sayılıyor.