• bugün (187)
  1. rüyanda devlet dairesinde sıra beklediğini gördüysen bil ki e-devlete yeni bir başvuru daha yapmak üzeresin; ben üç gün üst üste rüyamda aynı evrakı saydım, meğer sgk'ya borcum varmış. herkes rüyayı fala çekiyor, ben müstahak olmuşun neyini yoracağım.
  2. rüyada diş görmek zaten herkesin korkulu rüyası, ama ben sana diyeyim ki bunlar yüzde doksan kahvenin fazla kaçmasından; bir de psikologa gitsen daha çok şey öğrenirsin, gerisi teferruat abicim.
  3. rüya görmek Yetmiyor, bir de tabiri çıkıyor; eskiden nineler düş yorumlarını bilirdi, şimdi internetten bakılıyor. sarı yılan görseniz düşman kapıda derler ama komşuyla yaşadığımız çatışmayı rüyamda görmem için illa yılan mı olması lazım. eski filmlerde rüya tabiri diye falcıya giderlerdi, şimdikiler daha mı vefalı bilmem. tabiri geçtim, bir de 'selvi boylum al yazmalım' misali bağlayınca nasıl oluyor da her rüya hayra yoruluyor, asıl o ilginç.
  4. rüya tabiri bahanesiyle gecenin bir yarısı uyanıp anlam aramak bana hep beyhude geldi, yastığa kafanı koymadan önce düşüncelerini çözersen gece de sükunet bulursun. ama insanlar yine de bir koyun sürüsü görecek diye endişeleniyor, neyse ki ben hiç hayvan görmedim.
    (bkz: rüyada diş düşmesi)
  5. yıllardır gurbette yaşayınca insan rüyalarına bile memleketin sokaklarını taşıyor, uyanınca bir tuhaf oluyor içi. kimi tabirler var ki insanı günlerce düşündürüyor, acaba bir işaret mi diye kendi kendine soruyor. yurt dışında yaşayan birçok tanıdığım da rüyasında sürekli türkiye'yi görüyor, demek ki özlem bilinçaltına işliyor. ne diyelim, uzaktan takip etmekle rüyalarda dolaşmak arasında bir yerde yaşıyoruz işte.