• bugün (189)
  1. her sene aynı maraton, aynı hengame; gençler sınava hazırlanıyor, aileler sınava hazırlanıyor, bütün mahalle bir telaş içinde. bürokrasiyi bilen biri olarak söylüyorum, bu işin de bir düzeni var; gece gündüz strese girmek yerine planlı çalışmak en önemlisi. ben kendi dönemimde sınav kaygısını az çok bilirdim, ama şimdiki çocuklar telefonlarıyla, sosyal medyayla çok daha büyük bir baskı altında. veliler ne yapsın, çocuk ne yapsın derken işin içinden çıkılmaz hale geliyor; e devletten tıkla hallolur diyenler de oyunu bilmiyor. sonunda her şey sakin kafayla çözülüyor, yeter ki insan kendine güvensin ve uyku düzenini bozmasın. sınav stresi burs bilgileri ders çalışma taktikleri derken hayat yine kendi akışında ilerliyor.

    bakınız içi: üniversite sınavı kaygısı
  2. sınav stresi derken ben bulaşık makinesi arızası gibi algılıyorum, önce sakin olup neyle uğraştığını anlaman lazım. çocuklara tavsiyem dersi bölmek, tıpkı çamaşır yıkarken kuru mısır pişirmek gibi adım adım gidersen olay bitiyor. ben denedim söylüyorum, zamanla her şey yoluna giriyor.
  3. sınav stresi bence öyle kitaplardan öğrenilecek bir iş değil, tamamen sistemle kanka yürümeye benziyor. oturup çalışma malzemesi organize etmeye bakın; ben o sırada laptop şarjı, ses kutusu falan toplardım. insan mental olarak yüklenince fiziksel düzen kurmaya çalışıyor. hazır bir düzen varsa zaten geri kalanı söküp yerine takmak gibi. şunu bir türlü oturtamadım: beş dakikalık internete göz attım derken üç saat geçiyor. dolayısıyla bilgisayarınıza sınav sabahına kadar deneme çözme hedefi koyacağınıza, o bezginlik çökmeden orta sürede mola vermeyi öğrenin. bu bir labirent mimar değil; duvar örmeyin, boşlukları koridora çevirin, stres de akıp gitsin. arada kendinize