-
sgk'nın emeklilik işlemleri deyince aklıma direkt o bürokrasi labirenti geliyor. her evrak bir daha isteniyor, her imza bir umut. aslında sistem o kadar karmaşık ki, emekli olduğunda hayatın sadece bir bölümü biterken, sgk ile uğraşman yeni bir iş oluyor. prim günü sayıyorsun ama adamlar hâlâ eksik var diyor.
-
kanunen emekli oluyorsun ama maaş yetmiyor, mecbur yine çalışmaya devam.
-
zamanında yeşilçam filmlerinde bir sigorta yıllığı bir de babalık süsüyle yaş alırdık. rahmetli kemal sunal’ın bir repliginde emekliyi sadece bekleyiş olarak tanımlarlardı; o günleri o kadar gerçek özledim ki tarif edemem. şimdi baktığımda her ay zamlı maaşı bir hafta sonu yemekle eritip döngünün zalimliğine kahkahayla ağlıyorum. evdekiler diyor "part-time çalışma ne güzel", kitap okuyordum kokona piyangocum, üç günde sigortamız bitiyor. emeklilik cidden nane-limon modunda oturmaksa hayal, bir yere bağlanmış kaynaktan çıkamıyorsan bunun adı zulüm.