eskiden bir ürünü iade etmek için dükkana gidip derdini anlatırdın, yüz yüze bir insanlık vardı; şimdi kutuya koyup kargo şubesine bırakıyorsun, hızlı ama o eski mahalle bakkalı sıcaklığı yok.
(bkz:
iade etmek)
eskiden bir şey aldığında arkasına bakmadan alırdın, çünkü satıcı seni tanırdı, mahalle esnafıydı. şimdi ekranda bir düğme var, basıyorsun, kapına kargo geliyor, alıyor götürüyor. amazon türkiye iade süreci aslında fena işlemiyor; kargo kodunu alıp kutuya yapıştırıyorsun, birkaç gün içinde para iadesi düşüyor. ama işte insan yine de o eski günleri arıyor, bir telefonla halledilen, 'sen getir ben bakarım' denilen günleri.
eskiden böyle değildi diyeceğim ama yalan olur; en azından pratik. yalnız kargo takibi bazen askıda kalıyor, sabırlı olmak lazım. iadeyi onaylayan da bir insan sonuçta, sistemin dişlisi. yine de kutuyu kapatmadan içine küçük bir not koyun, belki okuyan çıkar, kim bilir.