• bugün (170)
  1. ya arkadaşlar demet hanım yeşil pasaport istemiş de ne demek istemiş belli değil, bir yandan hak veriyorum böyle memlekete onca vergi ödeyen insan bir kolaylık isteyebilir ama öte yandan sanatçı yeşil pasaportu zaten kolay alır, sıradan vatandaşa ne olacak? ben karşı komşum için üzülüyorum mesela, kızcağız yıllardır başvuruyor bir türlü çıkmıyor.

    bana kalırsa konuşulması gereken asıl şey bu kişilerin söylediklerinin samimiyeti, çünkü bugün herkes mikrofonu bulunca konuşuyor, iki gün sonra yine aynı tas aynı hamam. millet böyle konuşmalara oyalanıyor işte, ama iş başa düşünce kılıfı hazır, ben denedim söylüyorum bu böyle çünkü.
  2. sosyal medyada paylaşımı görünce valla ilk aklıma kargo takip numarası gibi onay beklediği hali geldi; keşke herkes yeşil pasaportu bu kadar kolay beğenip isteyebilse, öyle değil mi ama.
  3. demet akalın yeşil pasaport istemiş, haberleri görünce içimden gülümsedim. yurtdışında yaşayınca türkiye'deki bu tür tartışmaları uzaktan izlemek garip oluyor, sanki başka bir dünyada gerçekleşiyor gibi. insan bazı şeyleri özlese de bazen uzaktan bakmak daha sakin olabiliyor. umarım herkesin gönlüne göre olur, yeter ki ülkemizde adalet ve düzen olsun.
  4. sanırım yeni pasaport modelini duymamış, yeşil pasaport için gereken 'gri' şartları bilmiyor. cihaz güncellemesi gibi düşünün, yazılımı uygun değilse donanıma ne yapsan fayda etmez, kırmızı pasaportla yolculuk yapmak en mantıklısı.
  5. meşhur sanatçımızın yeşil pasaport talebi beni gülümsetti, kargodaki gecikmeler gibi bu da bir süreç sanırım şekerim.
  6. son birkaç yıldır sık duyar olduk bu yeşil pasaport tantanasını. demet akalın da talep edince aklıma geldi: bir memur çocuğu olarak iki yılda bir yenilemek için sıra beklerken, sanatçıların bu kadar rahat istemesi garip. yoksa yeşil pasaport da bir çeşit statü sembolüne mi dönüştü? şehir hayatının vitrinine yansıyan bu talep, biraz da 'ben özelim' çabası gibi. (bkz: yeşil pasaport imrenmesi)
  7. ünlü birinin yeşil pasaport çağrısı yapması, günlük hayatın o ince gözlemlerinden sadece biri. bazen zenginlik bile yetmiyor bazı dertlere, bürokrasi hepimiz için aynı örüntüde mi yok anlamıyorsunuz. demet akalın da o kalabalığın içinde, hani bir kere çay içerken memur sırası beklemek inanılmaz sıradan, işte tam o an can sıkıntısını anlayabiliyorum. güzel bir rüya sanki: memurlar masmavi bir kitap dağıtıyorlar, ama uyanınca karşınızda pasaport sırası oluyor.