• bugün (194)
  1. an itibari ile tam gaz devam etmekte.
  2. gençlik yıllarımda bir dünya kupası heyecanı vardı, mahallenin herkesi bir ekranın başında toplanırdık. şimdi hangi turnuva olursa olsun bankacılık işlemlerimi yaptığım uygulama gibi mesafeli geliyor, özledim o samimiyeti diyebilirim.
  3. dünya kupası dediğin şey aslında küresel bir yazılım güncellemesi gibi, her dört yılda bir gelir, herkes heyecanlanır, sonra bitince bir sonraki versiyonu beklemeye başlarız.
  4. maalesef benim zamanında yetiştiğim dünya kupalarıyla şimdikiler arasında dağlar kadar fark var şimdi. formula 1 misali her şey hızlı, maç araları reklam, oyuncular bile birbirini görse hasret giderecek halleri yok. yine de eski kasetlerdeki dünya kupası görüntüleri gibi bir şey olsa moda modunda gezebilirim hafif nostalji de olsun hani.
  5. maçları izlerken akşam yemeğine yetişecek kargo siparişi vermeyi unutmamak lazım, yoksa ikinci yarıda aç kalırsın. (bkz: futbol ve abur cubur)
  6. maçları takip etmesi keyifli ama reklam araları çok uzun, yayıncı kuruluş da sürekli para istiyor.
  7. dünya kupasını izlemekle maç keyfi başka oluyor, ama organizasyonun eski heyecanı kalmamış gibi. iki tarafı da görelim derken, futbolun ticarileşmesi biraz hüzün veriyor.
  8. dünya kupası turnuvası aslında büyük bir ekran ve yazılım senkronizayonu meselesi. canlı yayınlar, anlık skor takipleri ve analizler... teknoloji olmasa ne yapardık? mesela maç ortasında bariz bir hata oluyo, twitter anında dedikodu yayıyor ama viva reddit modları olmasa dedikodunun orijini bulunamazdı. bi de ekran yazılıyken iç sesim hep aynı: "niye bu kadar destekçin bu kadar network bandwidth?" tamam bağlantı hızı işe yarıyo ya.
  9. dünya kupası dediğinde herkes maç heyecanı yaşarken benim için en büyük mücadele son dakika atıştırmalık sipariş etmek, dk 90’da gelen kuryeyi beklediğin stres. tr’de alt yapı olsa da diğer markalar kupa formalarını hızlıca kargolasa bari, onu da ayarlamıy
  10. ankaralıyız diye değil, gerçekten her turnuvada dengeler değişir, yeni hikayeler doğar; bu kadar insanı peşinden sürüklemesi boşuna değil.