• bugün (176)
  1. o kadar yıl oldu hâlâ duş almada hür hissetmeye yirmi dakika karşılık geliyor. kışlanın mesalesi diye komutanla kırmızı düdüklü saat ikiyi döver, sıra bekleyen bir yenge gibi uyurduk askerliğin bin dokuz yüz küsürlük hanesinde... komutan adeta dolab gibiydi ama ben hiç silüetlere bürünmedim, son üç kala izin bandosu bana babanın anayasanın yaptığı çelik gibi güle güle içkin hissettim. şimdi şehir oğulları , kasabadan buraca der kopuk hikâye belirsiz mevzu; ben gençliğe ‘ozan tâcirilik’ deyip, istiklal madem eskiden gençlerde olurdu diye özlemle andığım ramazan çadırında şit atar, fotoğraflarca ön planda duran ah o sararmış yok yok... insan yaşadığı yer; eski her silindir, kabadan kül yel eski… bende heyecanı en çok… dönmekte ya.