• bugün (187)
  1. yurtdışında yaşayıp da memlekete bir geldiğinde market deneyimine bayılıyorsun nedense. burada, almanya'da her şey ne kadar düzenliyse market de öyle; raflar dizili, insanlar çantalarını almak yerine poşet ücretini düşünüyor. türkiye'deki marketler yaygara ve kalabalıkla bana hep bir film karesini hatırlatıyor. koridorda bir teyzeyle karşılıklı geçmek için uzun dakikalarca bakışırsın, sirke almak istersin ama bir türlü zeytinyağına ulaşamazsın. her şeye rağmen iyi kötü mobbingli bir çekicilik var. hele bir de marketten elinde o meşhur yuvarlak ekmekle çıkıyorsan, eve giderken sıcaklığı bir garip ve güzeldir. ben burada o yuvarlağın kıymetini bilmediğimi şimdi anlıyorum. her seferinde dönünce market alışverişi benim için bir başka şey oluyor. torba derdi de cabası, satıcının abartılı bir slogan attığı bir peçete bile alacak olsan aradaki o ses bile yetmiyor bana.