• bugün (184)
  1. bu fiyatlarla kahve içmek artık lüks olmaktan çıktı, resmen bir türlü alışamadım. ama içeri girip o kokuyu aldığımda kendimi kandırıp bu da bir deneyim deyivermiyor değilim.
  2. geçen gün eve misafir geldi, gençler hep starbucks istedi. ben de dedim 'ayol şekerim, evde türk kahvesi var, ne güzel.' ama tutturdu latteler falan. gittim bir baktım fiyatlar vallahi uçmuş. bir kahveye otuz kırk lira vermek, benim alışveriş listemdeki iki kilo domatese bedel. arçelik çamaşır makinesi alırken bile bu kadar düşünmemiştim. yani, bana sorarsan fiyat performans olarak çok zayıf. ama gençler için vazgeçilmez, ne diyeyim.
  3. bir kahveye 100 lira verince bari yanında gülücük de atsınlar, içim ısınır.
  4. küçük bir latteye 70 lira vermek var ya, gözümü seveyim. izmir'de kıyı kahvecisi 20 liraya aynı tadı veriyor ama starbucks'ın o yaldızlı bardağı ayrı keyifli tabi. performans olarak cebi değil gönlümü doyuruyor.
  5. fiyatlar uçmuş durumda, klasik bir latte alırken gözünüz yaşarmıyor ama cüzdanınız ağlıyor. iki kişi içsek neredeyse market alışverişi parası veriyoruz. mekanda oturmak da ayrı bir lüks oldu resmen. bu paraya daha iyi kahve içilir mi? (bkz: kahve falına çıkmak), (bkz: evde hacim yapmak)
  6. şimdi efendim, bu starbucks mevzusu memlekette lüks tüketim diye geçiyor da; adamlar iki yudum latteye müteahhit kârı bindirip gönül rahatlığıyla otuz beş liraya veriyorlar, ben 25 yıllık memurluğumda ayranı kredi kartına taksit yaptığım günleri hatırlayınca insan ister istemez bu kahve fiyat enflasyonuna bir anlam veremiyor. bence fiyat-performans dengesi şu: cüzdanın yanarsa tersten oku, ama kimseye de bok atma.