• bugün (169)
  1. evden çalışmak hiç de o kadar göklere çıkarıldığı gibi bir nimet değil, bir kere her kafasına esen evde çalışılamaz, ben bunu yıllarca sahada eve gidip gelirken gördüm. çocuğu olan bir aile için işkence olur, eşinin sorumluluğu artar, öğlen bir yemek faslı vardır, ses gider, toplantıya oturursun evde kediler çocuklar komşular. genç bekarlar için cazip gelebilir ama o düzene de bir disiplin lazım, otursan kapatmazsan iş biter, sen bitersin.

    bak evladım ben banka şubelerinde neler gördüm, müfettiş gelir didik didik sorardı, uzaktan çalışan adam bilgisayardan bilgi çeker orası hesabı kime kalır, güvenlik açığı verir. ha işi telefon ve bilgisayar olan bir adam eve iki monitör kurar olur, ama ofis kültürü unutulursa bir kuşak sadece klavye başında büyür, bunun nesi kafidir bilinmez. tecrübeyle sabittir ki kuralları sen koy, kronometreye uymazsan sabah bir türlü oturamıyorsun masaya.
  2. uzaktan çalışma herkese uygun değil kardeşim, önce onu bir bilelim. evinde sessiz bir oda yoksa, interneti her toplantıda kopuyorsa, ya da kendini disipline edemiyorsan uzaktan çalışma sana zehir olur. hele e-devlet üzerinden bir işini halletmeye çalışırken sayfa donarsa, toplantıda da aynı şeyi yaşarsın. sabırlı olacaksın ama bu sabır bir yere kadar.

    kimlere uygun dersen: kendi kendini yönetebilen, ajandası düzenli olan, sabah kalkıp yataktan bilgisayara iki adımda geçip işe başlayabilen tiplere uygun. bir de evde kedi köpek varsa, klavyenin üstüne yatma ihtimalleri yüksek, bunu da hesaba kat. sgk günlerin, pirim ödemelerin hep aynı, ama evdeki sandalyen farklı. emekli maaşı gibi düzenli bir beklentin yoksa ve bürokrasiyle uğraşmayı seviyorsan uzaktan çalışma tam sana göre, yoksa her gün şikayet edip duracaksın, benim gibi.