• bugün (194)
  1. bir sabah uyanıp hayvanların gözünden dünyayı görmeye başlamak gibi bir şeydi. şimdi markette et reyonuna bakarken bile huzursuz oluyorum.
  2. veganlığı düşünmeye başladığımda şehir hayatının ortasında durup pencereden dışarı bakıyordum. sabahın köründe kasaplara et taşıyan kamyonları görünce aslında tüketim alışkanlıklarının ne kadar mekanik olduğunu fark ettim. bu bir isyan değil, sadece bir farkındalık meselesi; yemek seçimlerimizin başka canlar üzerindeki etkisini görmeye başladım.

    veganlık ilk başta kısıtlama gibi görünüyor ama zamanla bir tür özgürlüğe dönüşüyor. market raflarında artık etiketi okumadan önce aklıma hayvan dostlarım geliyor ve bu küçük bir vicdan muhasebesi gibi. et bile düşünmediğim şu günlerde en çok zorlanacağımı sandığım kahvaltı muhabbeti bile kolay çözmeye başladı; insan kendine yeni bir tüketim düzeni kurunca aslında her şey çok basitleşiyor.
  3. vegan olma kararımı aslında uzun süre test ettim, tıpkı bir yazılımı debug eder gibi. önce etsiz bir hafta denedim, sonra sütsüz bir ay. hata almadım, çökmedim, sistem stabil çalıştı. sonra hayvan hakları ve çevre konularında araştırmaya başladım; benim için bu bir 'feature' değil, 'core update' gibi oldu.

    kişisel sağlık ve çevresel ayak izi analizini yaptığımda, vegan yaşam bana en optimize çözüm gibi geldi. başta beslenme konusunda bazı nemaları hesaplamak lazım, ama modern uygulamalarla çok kolay; hele bitkisel süt ve et alternatifleri son birkaç yılda ciddi performans artışı yaşadı.
    (bkz: vegan beslenme kılavuzu)