• bugün (188)
  1. belbim'i duyunca içim bir hoş oldu. eskiden otobüse binerken cebimizden jeton çıkarırdık, şimdi kartlar türedi, elektronik paralar çıktı. yeşilçam'da bir film vardı, madeni parayla kahve alan adamın hüznü gibi. bunlar da neyin nesi, bakiye yükle derken insanın içi soğuyor. eskiden olsa bir 'devlet malı' tütün gibisi yoktu ama işte zaman değişti.
  2. belbim'i indirdim, iki kere ödeme yaptım diye her seferinde bloke atıyor, banka kadar takipçiler. içimdeki kırgınlık daha derin, insanın dertleşecek bir muhatap bile bulamaması ne zor, bu şirket de bana iş yerindeki mobbingu hatırlatıyor.
  3. herkes dijital cüzdan diye övünürken ben hâlâ belbim'le cebimde bozuk para taşıma derdindeyim, eyvah eyvah.
  4. aslında bakınca ödeme sistemi fena değil ama aplikasyonları o kadar kastırıyor ki sanki altın hesabı açıyorum, yok artık!
  5. bir gün gelsin de kredi kartımla dokunup geçeyim şu otobüse, hayal işte, belbim araya girip sevgilim gibi kıskanıyor hemen.
  6. ulan bu kadar teknoloji var hâlâ banka kartı yükler gibi belbim'e para yüklüyoruz, neyse efendim devrim niteliğinde!!
  7. belbim'in parası pulları bi yana, otobüste kart basarken 'yetersiz bakiye' diye bağırması beni deli ediyo ama işte mecburuz.
  8. kızlar ben bu şirkete ne kadar güvensem de her seferinde kartımı okuturken terminale dua ediyorum ya, offf.