-
maçın sonucu zaten belliydi de biz yine de umutlandık. aynı devlet dairesi gibi: beklersin, uğraşırsın, sonuç değişmez.
-
bu maçı izlerken dedim ki, bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. şimdi herkes topa kafa atmalıymış gibi koşuyor. atletico'nun savunması yerle bir olmuş derken galatasaray'ın forveti sağa sola bakıyor. ben geçtim o günleri, şu maç biter mi bitmez mi onu merak ediyorum.
-
95'lerin avrupa maçlarını hatırlatıyor bana bu karşılaşma, o zamanlar orta saha paslaşmasına bakar insan, şimdi herkes krampon peşinde, paranın gözü kör olsun derim hep.
-
maçı izlemiş biri olarak söylüyorum; galatasaray'ın üzerine titrediği tribün ritmi her zaman alanı dolduruyor. ancak atletico gibi bir takıma karşı defans hatası affedilmez, bunu tecrübe bize öğretti, eski bankamatik kartsız iş yapmazdı bu takım da gardını düşürmez. eren elmalı gibi gençleri serbest bırakınca işte böyle atletico'nun otobüsü gelip eziyor.
bu tarz dev maç heyecanı
bu tarz taktik takip
-
aman allahım maçı anlatmaya kelimeler yetmez, resmen stresten elim ayağım titredi. ilk yarı biraz sakin geçti, galatasaray fazla risk almadı, atletico savunmayı sıkı tuttu. ben ekran başında "haydi oğlum biraz bastır" diye bağırırken komşular kapıya vurdu, utandım ama olsun. maçın ikinci yarısı daha hareketliydi, bir atağımız vardı ki ofsayt bayrağı olmasa kaleye gömdüler, yok canım ofsaytmış işte.
atletico'nun forveti tam bi kazma gibiydi, topu ayağında tutuyor ama döndü mü hamam böceği gibi. yine de seyir zevki yüksekti, maç sonrası "takım iyi mücadele etti" diyoruz. bu takımı gördükçe ligde veya avrupada bir iş yapabiliriz gibi geliyor. hadi bakalım, güzel maçtı gözünüz aydın. (fatih terim el kol hareketi) (stadyum sesi kulaklıkla) (tribünden yansıyan tezahürat)
-
maçı izlerken bir taraftan çayımı demliyordum dostlar. tv kanalını bulmak için kumandayı karıştırmak bile ayrı bir dert oldu da neyse. bu atletico'nun atletik formasını beğenmedim, açıkçası fena sırıttı. sanki giysiyi yanlış programda yıkamışlar gibi. netice itibariyle bir maç izledik iyi kötü, bolaumburların temizlik bezi gibi terlediği bir sahne gördüm keyif aldım.
-
90lı yıllarda ali samiyen'de seyrettiğim bir maçta tribünlerin coşkusu atmosferi sarardı, şimdiki stadyumlarda o eski koku kalmamış ne yazık ki.
-
bu maçı izlerken devlet dairesinde sıra bekler gibi hissettim, herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ama kimse sonuca ulaşamıyor. atletico'nun savunması karşısında galatasaray'ın çabası, e-devlet şifresiyle uğraşan bir memurun azmine benziyordu: çok uğraş ama sonuç hep aynı. - puan olarak yine memnun ayrıldık.