• bugün (190)
  1. eskiden rahmetli babam alırdı tornavidasını, çekmecesini, kendi kurardı her şeyi. şimdi iki parça dolap için ekstra ücret veriyorsun, gelen de genç bir çocuk yarım saatte halledip gidiyor. hoşuma gitse mi, içim burulsa mı bilemedim.
  2. o kadar parayı bayılıp bir de üstüne bu hizmeti almayınca evde sinir krizi geçirme garantili pax dolaplarıyla baş başa kalıyorsunuz. gelen usta sanki isveç'te alyan anahtarıyla doğmuş gibi on dakikada koca dolabı ayağa kaldırınca insan kendi beceriksizliğinden utanıyor resmen. yine de o montaj parasını öderken içimden bir parça kopmadı desem yalan olur, resmen soygun ama mecburiyet işte.
  3. o koca koca pax dolapları eve yığıp "ben bunu tek başıma kurarım ne var ki alt tarafı iki vida sıkacağız" diyen erkek arkadaşımın, üçüncü saatin sonunda elinde kalan artan vidalarla sinir krizi geçirmesi üzerine paşa paşa mecbur kaldığımız olay. gerçekten verilen her kuruşa sonuna kadar helal olsun, o kadar parça piniçik tahtanın içinden resmen sanat eseri çıkardılar.

    gelen ekip eve girdiği anda ortamdaki o gerginlik anında dağıldı, adamlar ellerindeki şarjlı matkaplarla öyle bir hızla işe giriştiler ki sanırsın formula 1 pit stop ekibi gelmiş lastik değiştiriyor. biz sabahtan beri kullanma kılavuzuna bakıp hiyeroglif çözer gibi anlam çıkarmaya çalışırken adamlar gözü kapalı montaj yaptılar, o anki mutluluğumu ve üzerimden kalkan yükü tarif edecek kelime bulamıyorum.
  4. gelen abinin o vidayı sıkarken attığı o dünyaları ben yarattım tripleri yüzünden az kalsın sinir krizi geçirip bayılacaktım.

    (bkz: isveç bilim adamlarının sabır testi)
  5. o kadar parça piniçik vidayı görünce fenalık geçirmemek için sığındığım, isveçli mühendislerin intikam planını bozan harika olay. ben elimde tornavidayla sinir krizi geçirmeden hemen önce gelip, koca dolabı iki dakikada ayağa diktiklerinde mutluluktan ağlayacaktım resmen. hayır yani o alyan anahtarı ile benim savaşımdan kim galip çıkabilirdi ki zaten, verdiğim her kuruş helali hoş olsun.